<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>ÖNDER REİS&#39;İN OTAĞI</title>
        <description> Türkçülük, milliyetçilik anlayışımız; manevi şuurlanmaya dayanır. Bu temel üzerine Türklük şuuruna erişmiş samimi olarak &quot;Ben Türküm&quot; diyen herkes Türk'tür. ***********************************************


   
  
Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ 
</description>
        <link>http://onderreis.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 08:33:44 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Şehit Babaya Mektup</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/sehit-babaya-mektup_4329772.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/sehit-babaya-mektup_4329772.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba..Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bugün benim doğum günüm.Şimdi sekiz yaşımdayım.büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba.Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba...Karlı bir kış günüydü.seni bir tabutun içine koymuşlardı.Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın.Çağırdım defalarca seslendim sana,cevap vermedin küstüm sonra.Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken ''oooyyy ciğerim yanıyor'' diyordu. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;BR&gt;İnsanın ciğeri nasıl yanar baba? &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;BR&gt;Çok büyük bir kalabalık vardı.Herkes ama herkes ağlıyordu.Hep bir ağızdan ''ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ'' diyorlardı.Sen şehitsen ölmüş olamazsın. &lt;BR&gt;Ölmediysen nerdesin baba? &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Kocaman bir Türk bayrağına sarmışlardı tabutunu.Sen onu hep göklerde görmek isterdin.''Kutsal sevdam bayrağım&amp;.. ( &lt;a href=&quot;http://onderreis.blogcu.com/sehit-babaya-mektup_4329772.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Oct 2007 11:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÇANAKKALE RUHUNA DÖNMELİYİZ</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/canakkale-ruhuna-donmeliyiz_3582612.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/canakkale-ruhuna-donmeliyiz_3582612.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Bu yazıyı ilk okuduğum zaman tüylerimindiken diken olduğunu hissettim&amp;nbsp; gençlerimizin neden&amp;nbsp; bu hale düştüğümüzün sebebini daha iyi anladım ve blogta yayınlama gereği duydum.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=4 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD class=bod width=&quot;14%&quot; bgColor=#ffffff&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG alt=&quot;&quot; hspace=5 src=&quot;http://www.haber53.com/resimler/yazarlar/154.jpg&quot; width=75 vspace=5 border=0&gt; &lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;
&lt;TD class=bod vAlign=top width=&quot;85%&quot; bgColor=#ffffff rowSpan=2&gt;
&lt;TABLE id=table10 cellSpacing=0 cellPadding=3 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD align=middle height=30&gt;&amp;nbsp;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD align=middle height=20&gt;&lt;B&gt;Yeniden Çanakkale Ruhuna Dönüş..!&lt;/B&gt; &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD align=middle height=30&gt;&lt;B&gt;18/03/2007 - 18:58&lt;/B&gt; &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD height=20&gt;&lt;B&gt;alikadilar@gmail.com &lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=bod align=middle bgColor=#ffffff&gt;&lt;B&gt;Ali Kadılar &lt;/B&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=bod align=middle colSpan=2&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=bod align=middle colSpan=2&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=bod align=middle colSpan=2 height=15&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=bod align=middle colSpan=2 height=15&gt;&lt;B&gt;&lt;/B&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=bod align=20 colSpan=2 height=15&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=bod align=20 colSpan=2 height=15&gt;
</description>
            <pubDate>Thu, 12 Jul 2007 21:44:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>TARİH BOYUNCA KURULAN TÜRK DEVLETLERİ</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/tarih-boyunca-kurulan-turk-devletleri_3454111.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/tarih-boyunca-kurulan-turk-devletleri_3454111.html</guid> 
            <description>
&lt;P align=justify&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img442.imageshack.us/img442/8156/tyrk02es9.jpg&quot; align=left&gt;&lt;B&gt;Tarihte Türk Milleti&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Türk sözcüğünün anlamı; &quot;Güçlü, kuvvetli, miğfer, türemiş, şekil kazanmış&quot; demektir. Türk Dil Kurumu'nun hazırladığı Türkçe Sözlük 'te, Türk; Asya ve Doğu Avrupa'da yaşayan, Türkçe'nin çeşitli lehçelerini konuşan soy ve bu soydan gelen kimse diye belirtilmektedir. Söz konusu bu kimselerden oluşan topluluklara &quot;Türkler&quot; denir. Türkler; Türkçe ve bu dilin lehçelerini konuşurlar. Türk kelimesinin geçtigi ilk devlet, Göktürk (Kök-Türk) imparatorluğudur. Orhun Kitabelerinde Türk kelimesi, bazen Türk, bazen de Türük olarak yazılmıştır. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud; &quot;Türk adının Türkler'e , Tanrı tarafından verildiğini belirterek, Türk adının &quot;Gençlik, kuvvet, kudret ve olgunluk çağı&quot; demek olduğunu belirtir. Türk kelimesi, gerek İslâm, gerek İran ve gerekse Tevrat'ta geçmektedir. Tevrat'ta Türkler'in Hz. Nuh'un oğlu Yafes'in soyundan geldiği kabul edilir.Türkler, üç beyaz ırk grubundan &quot;Europid&quot; grubunun &quot;Turanid&quot; tipinden gelir. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Türkler'in anavatanı Orta Asya'dır. 9. yüzyıldan itibaren, Orta Asya'da yaşayan Türkler; nüfus fazlalığı, mer'a yetersizliği, su kıtlığı gibi nedenlerle göç etmeye başlamışlardır. Orta Asya'dan dört bir yana gerçekleşen bu göçlerin en önemlisi batı yönünde olmuştur. Batı yönde gerçekleşen göçler sonucu, 11. yüzyılda Anadolu Türkleşmiş ve daha sonra Avrupa içlerine kadar yayılmışlardır. 20. yüzyılda ise dünyanin bütün kıtalarına dağılmışlardır. Avustralya'dan Brezilya'ya kadar, dünyanın her tarafında, bugün Türk vardır. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Yine bu göçün Altay çevresinde göçebe halinde yaşayan Türk kavimlerinin hayvan sürülerini otlatmak için Aral Gölü istikamet.. ( &lt;a href=&quot;http://onderreis.blogcu.com/tarih-boyunca-kurulan-turk-devletleri_3454111.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jul 2007 02:40:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÇORUM EVLİYALARINDAN ÇERKEZ ŞEYHİ</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/corum-evliyalarindan-cerkez-seyhi_3316394.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/corum-evliyalarindan-cerkez-seyhi_3316394.html</guid> 
            <description>&lt;B&gt;ÇERKEZ ŞEYHİ&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çorum velîlerinden. İsmi Ömer Lütfi olup, babasınınki Abisal Beydir. Çerkez Şeyhi ismiyle meşhur oldu. 1849 (H. 1266)'da Kafkasya'da doğdu. Yedi yaşında âilesi ile birlikte Trabzon'a yerleşti. Sonra Tokat'ın Batmantaş köyüne taşındılar. Akrabâlarından Kundukzâde Mûsâ Paşa, tahsîlini tamamlaması için İstanbul'a götürdü.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çerkez Şeyhi, daha 7 yaşında iken rüyâlarında gördüğü bir zât ona devâmlı; &quot;İlim öğrenmek için İstanbul'a gel!&quot; diyordu. İstanbul'a gittikten sonra rüyâsına giren zâta rastladı. Bu zât Edirneli Şeyh Seyyid Muhammed Nûrî idi. Çerkez Şeyhi ona talebe oldu. On bir senelik bir tahsil hayâtından sonra icâzet, diploma alan Çerkez Şeyhi, hocası tarafından Sivas'ın Aziziye kasabasına bağlı Kazancı köyüne ilim yaymak için gönderildi. Burada iki sene kadar insanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını öğretmeye çalıştı. Sonra Çorum'un Bakırboğazı köyüne yerleşerek, bir tekke inşâ ettirdi. Dört sene kadar bu köyde kaldıktan sonra 1891'de Çorum'a yerleşti. Çorum'da tâliplerine ilim öğretmeye çalıştı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sakarya Meydan Muhârebesinin başladığı gün, Çerkez Şeyhi bâzı talebeleri ile sohbet ederken birden bire ayağa kalkıp, kıbleye dönerek ezan okumaya başladı. Meclistekilerin hepsi ayağa kalkarak, şaşkın vaziyette birbirlerine bakıyorlardı. Ezanı bitiren Çerkez Şeyhi, mütebessim bir çehre ile; &quot;Çok şükür, müjdeler olsun, Yunan kâfiri Sakarya'da bozguna uğradı, kaçıyor. Fakat çok da şehîdimiz var.&quot; dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çerkez Şeyhi'ni çok seven Kürevî Hâfız Mustafa Efendi isminde bir zât vardı. Çerkez Şeyhi ona, kısa boylu ve çok şişman olduğu için Kürevî lakabını takmıştı. Bu zât her hafta hocasını ziyârete gelir ve evinde yapılan yoğurttan bir tas getirirdi. Bir hafta yine hanımına; &quot;Bugün yoğurt çal da hocamı ziyârete gideyim.&quot; dedi. O gün çamaşır hazırlığında olan hanımı; &quot;Yarın da süt götürüver. Ölmezsin ya.&quot; dedi. Hâfız Ef.. ( &lt;a href=&quot;http://onderreis.blogcu.com/corum-evliyalarindan-cerkez-seyhi_3316394.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 18 Jun 2007 13:10:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÇANAKKALE DESTANINI YAZANLAR</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/canakkale-destanini-yazanlar_2994510.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/canakkale-destanini-yazanlar_2994510.html</guid> 
            <description>İşgal kuvvetlerini oluşturan,İngiltere,Fransa,Avustralya,Yeni Zelanda,İrlanda,İskoçya,Kanada,Somali,Senegal,Sudan,Cezayir, Mısır,Rusya,Hindistan(Gurka ve Sih paralı askerleri) , Nepal, Filistinli Yahudiler (Siyonist Birlikleri ne karşı amansız bir mücadele veren MEHMETÇİK işte bu duygu ve düşüncelerle düşmanlarına karşı savaştı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İŞTE TÜRK ASKERİ &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;BENİM GÖZLERİM GÖRECEĞİNİ GÖRDÜ &lt;BR&gt;&quot;...O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında bile iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi&amp;#8217;nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi. İstihkam yıkıntıları arasında dolaşmakta olduğu sırada bir ağacın altına uzanmış olan bir askerin hali dikkatini çekti ve yanına gidip &lt;BR&gt;&amp;#8220;Ne var evlat ?&amp;#8221; diye sordu. &lt;BR&gt;Nefer hemen yerinden fırlayıp esas duruş vaziyeti aldı. Çünkü sesi tanımıştı. Ama gözleri başka tarafa bakıyordu. &lt;BR&gt;&amp;#8220;Gözlerine bir şey mi oldu oğlum?&amp;#8221; &lt;BR&gt;O zaman nefer tok sesiyle &amp;#8220;Üzülmeyin efendim.&amp;#8221; diye cevap verdi. &amp;#8220;Benim gözlerim göreceğini gördü.&amp;#8221; &lt;BR&gt;(Evet düşman gemilerine tam isabet kaydedilmiş ve &amp;#8220;Ocean&amp;#8221; destroyeri hareket edemez hale getirilmişti.) &lt;BR&gt;Cevat Paşa sessiz sessiz ağlıyordu...&quot; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;BAŞIMI KIBLEYE DOĞRU ÇEVİR &lt;BR&gt;&quot;...3.Tümen 64.Alay 1. Bölük Eri Mehmet,eniştesi Recep'i çalılıkların üzerinde iki ayağı da kopuk vaziyette görünce ağlamaya başlar. &lt;BR&gt;-Recep: &quot;Neden ağlıyorsun? Allah'ın verdiğine merhaba.O'nun emrine karşı gelinmez.Artık elden bir şey de gelmez.Sen sağ kalırsan Anamın elini benim için de öp.Sütünü helal etsin.Şimdi başımı kıbleye doğru çevir.&quot; &lt;BR&gt;Dedi ve ruhunu teslim etti.Süngü hücumu başlamıştı.Mehm.. ( &lt;a href=&quot;http://onderreis.blogcu.com/canakkale-destanini-yazanlar_2994510.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 19 May 2007 10:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BAŞBUĞ'UN ARDINDAN</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/basbug-un-ardindan_2337182.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/basbug-un-ardindan_2337182.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Bu şiirin ilk iki kıtasını 1997 yılında başbuğun vefatını öğrendiğim gece Çanakkale Lapseki&amp;#8217; deki öğrenci evinde yazmıştım. Devamını ise Ankara&amp;#8217;daki cenaze töreni dönüşü otobüste karaladığım bir kağıttan 1 yıl sonra bulmuştum. Kendimce dilim döndüğünce duygularımı dile getirmeye çalışmıştım. Haşa huzurdan şairlik gibi bir niyetimiz yoktur. &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;BAŞBUĞA AĞIT&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Dört Nisan Doksan yedi;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Aldığım bu haber yüreğimi yakıyor.&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Başbuğ&amp;#8217;um&amp;nbsp; uçmağa varmış,</description>
            <pubDate>Thu, 22 Mar 2007 19:05:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YA BU KANI DURDURUN</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/ya-bu-kani-durdurun_2336839.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/ya-bu-kani-durdurun_2336839.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;BR&gt;Bu Kanı Durdurun &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Her taraf kan kan kan.. her taraf şehit yası &lt;BR&gt;Ya bir ana ya bir dul ya yetim ağlaması &lt;BR&gt;İşte bu Türkiye'nin bugünkü manzarası &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yetmez mi akan kanlar,yetmez mi sönen ocak? &lt;BR&gt;Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Devletin kaderini elinde tutan beyler &lt;BR&gt;Şehitlerin ardından bol nutuk atan beyler &lt;BR&gt;Artık lafı bırakın,yanıyor vatan beyler! &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu yangını, vahşeti kim sona erdirecek? &lt;BR&gt;Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Boş lafa doyduk beyler! Soyunuz söndü mü hiç? ! &lt;BR&gt;Hiç evlat verdiniz mi? Bağrınız yandı mı hiç? ! &lt;BR&gt;Askerdeki oğlunuz tabutta döndü mü hiç? ! &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hiç acı çektiniz mi yürekler yardıracak? &lt;BR&gt;Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Buna terör demeyin, diyene şaşıyoruz &lt;BR&gt;Terör derken taa baştan hataya düşüyoruz &lt;BR&gt;Ne terörü efendim, bir savaş yaşıyoruz &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Savaş! Evet savaş bu PKK bir oyuncak. &lt;BR&gt;Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu savaşı görmeyen gözleri suçluyoruz &lt;BR&gt;Eşkiya, terör gibi sözleri suçluyoruz &lt;BR&gt;Devleti değil amma sizleri suçluyoruz &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sizsiniz toparlayıp, derleyip, derdirecek. &lt;BR&gt;Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Asker, polis, özel tim görevini biliyor. &lt;BR&gt;Görevini bilmeyen geriye kim kalıyor? &lt;BR&gt;Siyasiler aksaklık bütün sizden geliyor &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Millet sizi takipte, takibi sürdürecek. &lt;BR&gt;Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Özel timden bahsettik gitmeyelim uzağa &lt;BR&gt;Mesela özel timi kimler aldı kızağa &lt;BR&gt;Kim düşürdü devleti böyle adi tuzağa &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şimdi çıkıp kim bunu hayıra yorduracak &lt;BR&gt;Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Saysam şimdi bitmez ki yaptığınız gafları &lt;BR&gt;Pkk' ya çok özel çıkartılan afları &lt;BR&gt;Kiminizin ağzında federasyon lafları &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu laflar başınıza çok çorap ördürecek &lt;BR&gt;Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İşte böyle hep.. ( &lt;a href=&quot;http://onderreis.blogcu.com/ya-bu-kani-durdurun_2336839.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 22 Mar 2007 18:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÇANAKKALE (ŞEHİTLİK, ANIT ve DÜŞMAN MEZARLIKLARI)</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/canakkale-sehitlik-anit-ve-dusman-mezarliklari_2327594.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/canakkale-sehitlik-anit-ve-dusman-mezarliklari_2327594.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG height=225 alt=&quot;&quot; src=&quot;http://www.kenthaber.com/Resimler/2005/10/01/00026667.jpg&quot; width=300 align=left border=2&gt;Dünya tarihini değiştiren Çanakkale Savaşı cesaretin kahramanlığa dönüştüğü ve eşi görülmemiş bir centilmenlik savaşıdır. Her iki tarafın birbirinden nefret etmeden, siperlerden birbirlerine su ve yiyecek atarak şehitlerinin de koyun-koyuna yattığı destansı bir savaştır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;18 Mart 1915 deki deniz harekatı ile başlayan Çanakkale Savaşı&amp;#8217;nda İtilaf Devletleri boğazı geçemeyince 25 Nisan 1915&amp;#8217;de Gelibolu Yarımadası&amp;#8217;na asker çıkarmış ve sekiz buçuk ay sürecek olan kara savaşları başlamıştır. Bu savaşın sonunda müttefikler 43 bin şehit, 30 bin kayıp,72 bin yaralı verirken Türk ordusu da 55 bin şehit , 25 bin hastanede yaralı iken ölen,10 bin kayıp ve 100 bin yaralı vermiştir. Atatürk&amp;#8217;ün bu savaş hakkında söylediği şu söz bu kayıpların daha sonra ülkemize ne gibi bir etkisi olduğunu anlatması bakımından çok önemlidir: &amp;#8220;Biz Çanakkale&amp;#8217;de bir Darülfünun gömdük&amp;#8221;. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;30 Kasım 1915&amp;#8217;de Üsteğmen Ali Rıza ve Teğmen Orhan Bey karaya oturan bir kruvazörü bombalarken bir Fransız uçağını da makineli tüfekle düşürmüş ve &amp;#8220;düşman uçağı düşüren ilk pilotlar&amp;#8221; olarak tarihe geçmişlerdir. Müttefik kuvvetlerinden geride kalabilenler 20 Aralık 1915&amp;#8217;de Anafartalar ve Arıburnu&amp;#8217;nu , 9 Ocak1916&amp;#8217;da Seddülbahir&amp;#8217;i boşaltarak topraklarımızı terk etmişlerdir. Çanakkale&amp;#8217;de müttefiklerin başarı sağlayamaması üzerine İngiltere&amp;#8217;de hükümet düşmüş ve Deniz Kuvvetleri Bakanı olan Winston Churchill ve Amiral Fisher istifa etmek zorunda kalmıştır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG height=220 alt=&quot;&quot; src=&quot;http://www.kenthaber.com/Resimler/2005/10/02/00026899.jpg&quot; width=300 align=left border=2&gt;General W.Birdword&amp;#8217;un Çanakkale Savaşları için tarihe geçen şu sözl.. ( &lt;a href=&quot;http://onderreis.blogcu.com/canakkale-sehitlik-anit-ve-dusman-mezarliklari_2327594.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 21 Mar 2007 20:13:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/canakkale-sehitlerine_2327537.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/canakkale-sehitlerine_2327537.html</guid> 
            <description>
&lt;STRONG&gt;ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE&lt;/STRONG&gt; 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;&lt;BR&gt;&lt;/B&gt;Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?&lt;BR&gt;En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,&lt;BR&gt;Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya&lt;BR&gt;Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.&lt;BR&gt;Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!&lt;BR&gt;Nerde -gösterdiği vahşetle- &quot;Bu bir Avrupalı!&quot;&lt;BR&gt;Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,&lt;BR&gt;Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!&lt;BR&gt;Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,&lt;BR&gt;Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.&lt;BR&gt;Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,&lt;BR&gt;Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!&lt;BR&gt;Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;&lt;BR&gt;Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.&lt;BR&gt;Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...&lt;BR&gt;Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!&lt;BR&gt;Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,&lt;BR&gt;Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,&lt;BR&gt;Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;&lt;BR&gt;Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.&lt;BR&gt;Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...&lt;BR&gt;Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.&lt;BR&gt;Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,&lt;BR&gt;Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;&lt;BR&gt;Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;&lt;BR&gt;Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;&lt;BR&gt;Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.&lt;BR&gt;Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,&lt;BR&gt;Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.&lt;BR&gt;Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer.. ( &lt;a href=&quot;http://onderreis.blogcu.com/canakkale-sehitlerine_2327537.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 21 Mar 2007 20:09:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KÜRŞAD KİMDİR</title>
            <link>http://onderreis.blogcu.com/kursad-kimdir_2317019.html</link>
            <guid>http://onderreis.blogcu.com/kursad-kimdir_2317019.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;KÜRŞAD &lt;/P&gt;
&lt;B&gt;Göktürk prensi (Öl. 635). Göktürk Hakanı Çuluk Kağan'ın küçük oğlu. Babası, bir Çin prensesi olan, üvey annesi İçing Hatun (Katun) tarafından zehirletildi. Yerine geçen amcası Kara Kağan'ın düşüncesiz yönetimi ve kıtlık yüzünden, Türk ordusu, Çinlilere yenildi. Kürşad da esir edilerek, Çin'e götürüldü (630). Kara Kağan, Çin'de ölünce (634), Çinliler, kendi taraftarları olan Göktürk prensi Sirba'yı, Türk hakanı yaptılar. Sirba, Çin'e bağlanmayı kabul etti.&lt;BR&gt;Türkler, gizlice çalışarak, kırk kişilik bir ihtilal birliği kurdular ve başına Kürşad'ı getirdiler. Kürşad, birlik başkanlığını, ihtilal başarıya ulaşırsa, imparator olmamak ve siyasetle uğraşmamak şartıyla kabul etti. İhtilalciler, Kürşad'ın kardeşinin oğlu İşpera'yı (İşbara), Türk kağanı ilan ettiler. Bu sırada Çin tahtında Tang'ların ikinci imparatoru Li-şih-min vardı. Türk ihtilal birliği başkanı Kürşad'ın planına göre, imparator Li-şih-min, önce esir edilerek Türk iline kaçırılacak, sonra da Çin sarayında esir bulunan Türk soyluları ve Çinlilerin elinde bulunan Türk topraklarıyla değiştirilecekti. Çin imparatorunun, her gece kılık değiştirerek başkent Çangan'da dolaştığı da, Türk ihtilal birliği tarafından biliniyordu. Ancak, kararlaştırılan gece şiddetli yağmur yağdı ve imparator, saraydan çıkmadı. Kürşad, ihtilal planını değiştirerek, imparatorun sarayına bir baskın yapmayı kararlaştırdı. O gece kırk Türk, Çin imparatorluk sarayını bastı. Yüzlerce Çinli muhafız öldürüldü. Ancak, imparator ele geçirilemedi. İhtilalciler, Çin başkentinden ayrıldılar. Fakat, büyük bir Çin ordusu, bunları takip etti. İhtilalciler, Vey ırmağı kıyısında durdular. Kabaran ırmağı geçemediler. Burada yapılan efsanevî savaşta, kahramanca dövüşen ve kendilerini koruyan Kürşad ve arkadaşları, birer birer ecel ş.. ( &lt;a href=&quot;http://onderreis.blogcu.com/kursad-kimdir_2317019.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 20 Mar 2007 19:25:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://onderreis.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>