Bu şiirin ilk iki kıtasını 1997 yılında başbuğun vefatını öğrendiğim gece Çanakkale Lapseki’ deki öğrenci evinde yazmıştım. Devamını ise Ankara’daki cenaze töreni dönüşü otobüste karaladığım bir kağıttan 1 yıl sonra bulmuştum. Kendimce dilim döndüğünce duygularımı dile getirmeye çalışmıştım. Haşa huzurdan şairlik gibi bir niyetimiz yoktur.

 

BAŞBUĞA AĞIT

 

Dört Nisan Doksan yedi;

Aldığım bu haber yüreğimi yakıyor.

Başbuğ’um  uçmağa varmış,

Bize ordan bakıyor.

 

Benim canım yanıyor damarlarım kuruyor;

Herkes kendi zevkinde hepsi hayal kuruyor.

Spikerin sözleri taa beynime vuruyor;

Başbuğ Türkeş bu gece yumdu gözünü diyor.

                                                        04 NİSAN 1997

 

Tabutu bayrağa sarılı Başbuğ Türkeş’i;

Yürekten ağlıyor gören her kişi.

Beş milyon insan sanki bir kişi,

Ardından tüm Türkler kara bağlıyor.

Bir başka hüzünlü bugün Ankara;

 

Bir başka bugünkü  bu büyük hüzün

Hiçbiri gülmüyor beş milyon yüzün

Kar yağmış kararmış bugün gökyüzün

Ardından milyonca BOZKURT ağlıyor.

Gördün mü hiç böyle hüzün Ankara

 

O şimdi Oğuz,Fatih,Alparslan ile

Başbuğ öldü demek gelmiyor dile

Şu kalabalığı bir görün hele

Ardından Türkmen,Tatar,Kazak ağlıyor.

Başbuğ’um  koynunda senin Ankara.

Bu gururla sende övün Ankara.

 

 

                         Önderreis

Yukarıya Git